İSRAİL NE İÇİN ÖZÜR DİLEDİ ?

sait-balciİsrail Başbakan’ı Benyamin Netanyahu,nun durduk yerde ABD Başkanı Obama’nın yanında Mavi Marmara konusunda Başbakan’dan özür dilemesi hiç kuşkusuz bir çok soruyu akla getiriyor. Yoksa siyasi arenada İsrail, Türkiye siyasetinin altında kalmış değildir. İsrail, Filistin’in bağımsız bir devlet olmasını da kabul etmiş değildir. Bundan böyle yine Filistin’e gelecek tıbbi ve maddi yardımların tam anlamıyla da önünü açmış değildir. Aslına bakarsanız İsrail, Mavi Marmara konusunda hata ettiklerini de kabullenmiş değildir.

Peki, öyleyse İsrail durduk yerde neden Başbakan’dan özür dilemiştir? Bu özrün arkasında neler vardır? İsrail Başbakan’ı neden ABD Başkanı Obama’nın yanında Başbakan’ı aramıştır? Milliyet Gazetesinden Aslı Aydıntaşbaş’ın haberinden de anlaşılacağı üzere son bir hafta içinde bu özür ile ilgili Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yoğun temas yürüttüğünü öğreniyoruz. Davutoğlu Ülkemizi yakın bir zaman içinde ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile de sürekli temas içinde olduğunu biliyoruz. Buradan anlaşılıyor ki Ahmet Davutoğlu, John Kerry’den Başbakan’ın Medeniyetler ittifakında sarf ettiği ‘’Siyonizm’’ konusundaki sözlerinden dolayı azar işitmesine rağmen Mavi Marmara konusunda temaslarını sürdürmüş. Yani Davutoğlu bir taraftan azar işitmiş ama öbür taraftan da Mavi Marmara konusunda John Kerry’den ricacı olmuş. Burada önemli olan bugüne kadar Başbakan’ın İsrail konusunda beklediği özür için girişimlerde bulunmayan ABD’nin şimdi bu özrün gerçekleşmesine neden yeşil ışık yaktığıdır. Buradan açıkça söyleyeyim ki İsrail’in, Ülkemizin Başbakan’ın dan dilediği özür beni rahatsız etmiş değildir. Elbette ki her Türk Vatandaşı gibi İsrail’in özrü beni de memnun ediyor. Ancak bu özrün hangi koşullarda gerçekleştiği konusu beni endişelendiriyor. Yani bugüne kadar gerçekleşmeyen özür konusunun şimdi gerçekleşmesinin perde arkasında nelerin döndüğü beni endişelendiriyor. Yoksa İsrail durduk yerde ülkemizden özür dilemez. İsrail’in pişmanlık yüzünden özür dilediğini savunanlara da ‘’Hangi dağda kurt öldü’’ diye sorarım.

Dikkat edilirse İsrail’in özrü, tam da ülkemizde devam etmekte olan açılım sürecinin hız kazandığı bir döneme denk geldi. Daha doğrusu bu özür bu döneme yetiştirildi adeta. Çünkü İktidar Partisi açılım sürecinin geldiği noktada artan oranda bir oy kaybı yaşamaya başlamıştı. Bu durum yapılmış olan seçim anketlerine bile yansıdı. Kararsız seçmen kitlesini bırakın, geçmişte iktidar partisine oy veren kitleler bile desteklerini geri çekmeye başlamışlardı. Hatta ve hatta açılım sürecinin yarattığı erozyon siyasi iktidar partisinde bile yaşanmaya başlamıştı. Yani AKP’nin İktidar partisi olmasına rağmen AKP’de bile istifalar yaşanmaya başlamıştı. Bu durum Başbakan’ı elbette düşündürmeye başladı. Dikkat edilirse ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı günlerde Başbakan hep yurt dışında bulunuyor. Gelişmeleri yurt dışında değerlendiriyor. Terörist başı Abdullah Öcalan’ın mesajının okunduğu Nevruz kutlamalarında bile Başbakan yine yurt dışındaydı. Nedense Başbakan böylesine kritik günlerde hep yurt dışında olmayı yeğliyor. Bunun nedenini başka bir yazımda değerlendireceğim.

Şimdi diyeceksiniz ki İsrail’in özür dilemesinin açılım süreci ile ne alakası var? Bence çok alakası var. Her şeyden evvel Türk Milleti’nin açılım süreçlerinden dolayı ne kadar tepkili olduğunu bilmemiz gerekiyor. Siz bırakın yandaş basının açılım süreçlerinden dolayı, memleket de bayram havası estirmelerini. Bu yanlı haberlerin hiç biri gerçekleri yansıtmıyor. Yandaş basın sanki ülkemizde şu an demokrasi ve barış egemen olmaya başlamış gibi şırınga ile algı enjekte etmeye çalışıyor. Türk halkının olup bitendenler den haberi yok zannediyorlar. Türk halkının gözlerinin kapalı olduğunu zannediyorlar. Oysaki her şey açık ve seçik ortada sergileniyor ki Türk halkı da sergilenen tiyatroyu büyük bir tepki ile takip ediyor. Zaten Başbakan bu yüzden İmralı tutanaklarının basına sızmasına olağan dışı bir tepki vermişti. Bu yüzden kırk yıllık Hasan Abi de bertaraf olmuştu.

Başbakan açılım süreçlerinin halk üzerinde yarattığı erozyonu seçim anketlerinden çok iyi anladı. Bu yüzden gelinen noktada Başbakan’a yeni kahramanlıklar yaratmak gerekiyordu. Açılım süreçlerinin devamlılığı da bu açıdan oldukça önemliydi. Gerek İmralı tutanaklarının yarattığı erozyon gerekse Nevruz kutlamalarında PKK Bayrakları ile terörist başı Abdullah Öcalan’ın taşındığı pankartlar akıllara, ‘’neler oluyor’’ sorusunu getirmişti. Hatta Nevruz kutlamalarında bir tane bile Türk Bayrağının olmaması endişelere yol açan sorulara yanıt niteliği taşıyordu. Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz Kutlamaları öncesi Lice’de düzenlenen Nevruz kutlamalarına PKK’lı teröristlerin silahları ile birlikte ellerini kollarını sallayarak gelip gitmeleri tam bir skandaldı. Düşünün ki siz PKK terörist örgütü ile sözde mücadele ediyordunuz ama teröristler silahları ile birlikte devletin güvenlik güçleri önünde Nevruz kutlamalarına ellerini kollarını sallayarak gelip gidiyorlar.

İsrail’in özrü işte tam bu döneme denk geliyor. Bu sürecin iktidar partisi açısından sorunsuz olarak atlatılması için yine bir ucuz kahramanlıklara ihtiyac vardı. Bu yüzden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, son birkaç hafta bu özre odaklanmış olduğu anlaşılıyor. Olaya İsrail açısından baktığımız zaman ortada kaybedilen pek önemli bir durum olmadığını görüyoruz. İsrail açısından Büyük Ortadoğu Projesinin devamlılığı adına gerçekleşen bu özür tabiri caizse ‘’devede kulak’ ’sayılır. Önemli olan Büyük Ortadoğu Projesinin merkezinde bulunan ülkemizin Suriye ve yarından sonra İran projesini devam ettirebilmesidir. Tabi ki aynı zamanda yarından sonra ülkemizin doğusunda da ikinci bir İsrail’in oluşması da bu yaşanmakta olan süreç ile sıkı sıkıya bağlıdır. Büyük Ortadoğu Projelerinin son aşaması olan ABD’nin Rusya’yı da abluka altına almak isteğini de unutmayalım. Bu yüzden İsrail’in özrü, Büyük Ortadoğu Projesinin devamlılığı adına Başbakan’ın elini güçlendirmekten başka bir şey değildir.27.03.2013

SAİT BALCI

458 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.