KAMUOYU AÇILIM SÜRECİNE NASIL SÜRÜKLENDİ ?

sait-balciAKP ile BDP el ele vermişler kamuoyunu açılım sürecine doğru sürüklemeye devam ediyorlar. Bugüne kadar gelinen noktada yer yer gemileri yaktılar. Dolayısıyla ortaya saçılan tutanaklardan foyaları ortaya çıktı. Ortaya saçılan tutanaklardan BDP kanadının herhangi bir sıkıntısı yok. Ancak iktidar partisinin durumu hiç öyle iç açıcı değil. Milliyet Gazetesinde yayınlanan tutanaklar, iktidar partisinin PKK’ye teslim olduğunu resmen ortaya çıkardı. Yaşanmakta olan bu süreçte iktidar Partisinden birçok partilinin de rahatsız olduğu biliniyor. Ancak ne hikmetse iktidar partisinden bu rezaleti üstüne alınan olmadı. Sanki ortaya saçılan tutanaklar siyasi iktidarın marifeti değilmiş gibi. Sanki bir yol kazası yaşanmamış gibi. Sanıyorum hiç yüzleri de kızarmamıştır. Maalesef siyaset işte bu hallere düştü. Bunlar yetmiyormuş gibi üstüne üstlük ‘’Türk Milleti ’de ayaklar altına alındı. Şimdi uygulanan açılım politikalarının geçmişine hep beraber bir göz atalım.

1-TSK’nin itibarsızlaştırılması:
Türk Silahlı Kuvvetleri uzun bir dönemdir programlı olarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Bu konuda da başarılı olundu. Belki de Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde bu kadar ayaklar altına alınmamıştır. Deyim yerindeyse Türk Silahlı Kuvvetlerine hem gelen vurdu hem de giden vurdu. Tabiri caizse tam bir hezeyan yaşandı. Türk Silahlı Kuvvetleri öncelikle Büyük Ortadoğu Projesinin baş hedefiydi. Çünkü Saddam Hüseyin’in Irak’ın Devlet Başkanı olduğu dönemlerde Türk Silahlı Kuvvetleri, ABD’ye topraklarımızı kullandırmamıştı. Bu durum ABD’yi müthiş bir şekilde öfkelendirdi. ABD, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içindeki yurtsever subayların tasfiyesi için bu yüzden düğmeye bastı. Türk Silahlı Kuvvetlerine düzenlenen bu hareket iktidar partisi ile birlikte kurgulanarak hayata geçirildi. İlk evvel yargı bu yönde yapılandırıldı. Daha sonra kuşatılış yargı, peynir ekmek toplar gibi sözde darbe yapacaklar diye yurtsever subayları zindanlara attılar. Bu hareketten emekli olan 26. Genel Kurmay Başkanı bile nasibini aldı. Bunlar yetmemiş gibi bir de tutuklu olarak yargılanan askerlerin karşısına dağda mücadele ettikleri teröristleri gizli tanık olarak çıkardılar. Yurtsever askerlere yapılan hakaretlerin en büyüğü de bu olmuştur herhalde. Sonuç olarak apar topar düzmece planlarla yargılanan askerlere en ağır cezalar verilerek mahkûm edildiler. Siyasi iktidar böylelikle açılım sürecinde PKK Terörist başına vermiş olduğu sözleri yerine getirmiş oldu.

2-PKK Terörist Başı ile Yapılan Görüşmeler:
Öncelikle Oslo’da PKK’nın Avrupa kanadı ile başlayan görüşmeler daha sonra İmralı’da cezasını çekmekte olan Baş Terörist Abdullah Öcalan ile devam etti. Bu görüşmeleri siyasi iktidar adına Mit Müsteşarı Hakan Fidan yürüttü. Hakan Fidan sık sık İmralı’ya gidip geldi. Hatta basına sızan haberlere göre Abdullah Öcalan Mit’in Bursa’da bulunan misafirhanesine bile davet edilmiş. Bu arada ABD’ de boş durmadı hani. Abdullah Öcalan ile tekne gezileri yapıldı. ABD bu tekne gezilerinde Abdullah Öcalan’a açılım politikaları için taktik verdi. Türk Milleti, Terörist başının İmralı Adasında cezasını çektiğini zannederken Abdullah Öcalan, ABD ve Siyasi iktidar ile anlaşmış açılım politikalarına yön veriyordu. Türk Milleti, yapılmış olan görüşmelerin basına sızmasıyla birlikte ancak ortada dönen dolapları anlayabildi. Bir kez daha da görüldü ki bugünlere kadar sürdürülen barış süreci için hep siyasi iktidar ödün vermiş.

3-KCK Tutukluların Salıverilmesi:
Siyasi iktidarın verdiği ödünlerin birisi de KCK tutuklulukların salıverilmesi oldu. Kuşkusuz KCK tutukluların salıverilmemesinin önünü cezaevlerinde sona erdirilen ölüm oruçlarının bir emirle sona erdirilmesi vardı. Bu süreçte uzun görüşmeler neticesinde Terörist Başı Abdullah Öcalan KCK tutuklularının salıverilmesi karşılığında ölüm oruçlarını bitirdi. İşte şimdi geldiğimiz noktada siyasi iktidarın ölüm oruçlarının sona erdirilmesi karşılığında verdiği ödün yerine getirilmiş oldu.

4-Şehit Ailelerine Tanınan İmkânlar:
Uygulanan Açılım Politikalarından şehit ailelerinin etkilenmemesi için gönül alma anlamında bir takım adımlar atıldı. Bu anlamda Şehit ailelerine iş imkânı sunuldu. Yine 65 yaş üstü engellilere ve şehit yakınlarına toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabilmelerinin önü açıldı. Böylelikle siyasi iktidar Şehit ailelerinin ağzını kapatmış oldu.

5-BDP’nin Karedeniz Turu:
Sürdürülmekte olan açılım politikaları gereği Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgeleri dışında kalan bölgelerinde açılım politikalarına dâhil edilmesi planlandı. Bu anlamda BDP Karadeniz turuna çıktı. Ancak Karadeniz halkı açılım politikaları için beklenen ilgiyi göstermedi. Hatta BDP bu bölgelerde protesto bile edildi. Halktan alınan tepkiden sonra BDP, Karadeniz turlarını sona erdirdi. Böylece gelinen noktadan açılım politikalarının arkasında halkın olmadığı anlaşıldı.

Bir daha görüldü ki halen sürdürülmekte olan açılım politikalarında siyasi iktidar, BDP ile birlikte yapayalnız kalmışlardır. Halka rağmen uygulanan politikalar iflas etmiştir. Artık geriye yapılacak tek şey kalıyor. O da memleketi daha fazla çıkmaz sokaklara sürüklemeden istifa etmektir. 20.03.2013

SAİT BALCI

537 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

3 thoughts on “KAMUOYU AÇILIM SÜRECİNE NASIL SÜRÜKLENDİ ?

  • 20 Mart 2013 tarihinde, saat 18:22
    Permalink

    Sait bey,, iyi güzel de bölücü anayasa hazırlık masasında AKP , BDP ve Apo yanında başka oturanlar yok mu ,, onlar kimler, adı sanı yok mu onların……

    Yanıtla
    • 20 Mart 2013 tarihinde, saat 21:20
      Permalink

      Damat Ferit meclisi Türkiye'ye,,yurdumuza kefen biçiyor…..Kediye kedi demeliyiz artık,,,,

      Yanıtla
  • 21 Mart 2013 tarihinde, saat 09:45
    Permalink

    Hüseyin Bey, ne yaptıklarını bilmeyenlerde var elbette.Ancak yol kazasından sonra takındıkları tavır henüz netleşmedi.Selamlar

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.