GÖKTEN ÜÇ MEKTUP DÜŞTÜ

sait-balciUzun bir aradan sonra beklenen görüşmeler nihayet gerçekleşti. Başbakan’ın teröristler ile kucaklaşan partilileri veto etmesinden sonra BDP, yeni heyet oluşturdu. Oluşturulan yeni BDP heyetini Başbakan onayladı. Başbakan’ın onayladığı BDP heyeti de terörist başını ziyaret için İmralı’ya gidip geldiler. Terörist başını ziyaret etme şerefine Pervin Buldan, Altan Tan ve Sırrı Süreyya önder nail oldular. Mecliste kravat takmak istemeyen Sırrı Süreyya Önder, terörist başının karşısına tam takım kravat çıktı. Terörist başına saygıdan olsa gerek. Neyse efendim böylece terörist başını ziyaret etme korkusu da aşılmış oldu. Darısı artık yeni gidecek heyetlerin başına. Belki bundan böyle hafta sonları İmralı’ya feribot seferleri de düzenlenebilir. Zaten bu aralar kucaklaşmalar moda oldu. Biliyorsunuz daha önce BDP’liler yolda terörist başı ile kucaklaşmışlardı.

Gerçi bu kucaklaşmaya Başbakan çok sert tepki vermişti. Aslında siyasi iktidara da hak vermek gerekiyor. Terörist başı ile kucaklaşmak varken durduk yerde teröristlerle kucaklaşmak olur mu? Bakın işte siyasi iktidar ne güzel terörist başı ile kucaklaşmaya izin veriyor. Mit Müsteşarı Hakan Fidan zaten sürekli kucaklaşmayı sürdürüyor. Anlayacağınız her şey güllük gülistanlık içinde ancak şehit anaları ne durumda bilen eden yok. Biliyorsunuz siyasi iktidar bugünlerdeki tablodan şehit analarının etkilenmemesi için ücretsiz ulaşım hizmetini devreye sokmuştu. Şehit annelerine de böylelikle sus payı verilmişti. Güllük ve gülistanlık içinde memleket yönetiliyor işte. Daha ne istiyoruz?

Neyse efendim lafı daha fazla dolandırmadan şu mektup meselesine gelelim. Biliyorsunuz BDP heyeti İmralı ziyaretinden sonra Ankara’ya gökten üç mektup düştü. Söylendiğine göre bu mektuplardan biri BDP’ye diğeri Kandil’e son mektupta PKK’nın Avrupa ayağına verilmek üzere kaleme alınmış. Mektupların yazarı çizeri ve yorumcusu ise bilindiği üzere terörist başı Abdullah Öcalan’dan başkası değil tabi. Hani şu memlekete barış getireceğine inanılan kişi. Biliyorsunuz terörist başına dünya ile bağlarını koparmaması adına son model televizyon gönderilmişti. Belki daha başka şeylerde gönderilmiş olabilir. Ancak burada merak ettiğim konu acaba İmralı’da terörist başının sekretaryası da var mıdır? Yoksa 20 sayfa mektubu terörist başı kendi başına mı yazmıştır? Bir de mektubunun üç nüsha olduğunu hatırlarsak İmralı’da ya bir fotokopi makinası var, ya da terörist başının muhakkak bir sekretaryası var. Yirmi sayfa mektup elle yazıldığına göre başka türlü çoğaltılabileceğine aklım almıyor. Hani İmralı’ya bir de bilgisayar da verilebilseydi daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Böylece barış adına daha fazla zaman kaybedilmezdi. Daimi İmralı misafiri olan Hakan Fidan’ın bu durumu düşünememiş olmasını büyük bir eksiklik olarak değerlendiriyorum.

Milli İstihbarat Teşkilatı vasıtasıyla gelen mektupların içeriğine baktığımız zaman ise mektupta PKK’ya sözde varılan mutabakat ile ilgili istekler yazılmış. Mektuba göre ilk aşamada PKK ateşkes ilan edecek ve silahları bırakacakmış. Bir rivayete göre de mektuplar muhatabına ulaşır ulaşmaz on gün içinde silahlar bırakılacakmış. Bekleyip göreceğiz. Sonraki aşamada ise Kandil dağları terkedilecekmiş. Yalnız fazla uzağa gidilmeyecekmiş. Yani Kuzey Irak’a gidilecekmiş. Barzani kardeşin yanına gidilecek yani. Hem orada emniyette olacaklar. En ufak bir anlaşmazlıkta gelip gitmesi zor olmayacak yani. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Tabi plan henüz daha yürürlüğe girmedi. Daha yazılan mektupların cevapları alınacak. Belki işleyen süreç ile ilgili birkaç mektup daha yazmak gerekecek. Malum arada anlaşılamayan hususlar olabilir. Bunların netlik kazanması adına birkaç yazışma daha yapılabilir. Burada benim naçizane bir önerim daha olacak. Madem artık terörist başı rahatlıkla ziyaret edilebiliyor. Terörist başı madem rahatlıkla Kandil’e mektup gönderebiliyor. Bu kadar zahmete ne gerek var canım. Çağımız internet çağı değil mi? O halde neden internet ortamından yararlanılmıyor? Örneğin Kandil’in ve Avrupa yapılanmasının muhakkak bir mail adresi vardır. Facebookta veya twitter de hesapları da vardır. Bu hesaplardan terörist başına da bir tane açılmış olsa yazışma daha kolay olmaz mı? Hem zamandan da tasarruf edilmiş olur. Böylece terörist başı, konu daha fazla dağılmadan kısa sürede işi bitirir. Biraz daha ileri gidersek madem ziyaretler artık olağan oldu. O halde Kandil ve Avrupa yapılanmasından birer temsilci gelsinler direk ziyaret etsinler canım. Zaten süreç barış adına işlemiyor mu? Eee daha ne? 01.03.2013
SAİT BALCI

427 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.