TÜRKİYE ŞİÖ’YE ÜYE KABUL EDİLİR Mİ ?

sait-balci
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü’ne ( ŞİÖ ) katılmak istediğini açıklamasından sonra Dış Ekonomik İlişkiler İcra Kurulu ( DEİK ) Başkanı Rana Yırcalı ‘’Küresel ekonominin ekseni batıdan doğuya doğru kayarken, Türkiye’nin içerisinden Çin ve Rusya gibi iki büyük gücün yer aldığı bir birliğe üye olmasının faydalı olacağını düşündüğünü ‘’söylemiş. Elbette küresel ekonomi batıdan doğuya doğru kayarken, bizi AB’ye kabul etmeyen batı ile inatla işbirliğine devam etmemiz saçmalık olur. Ancak burada sorgulanması gereken Başbakan’ın niyetinin gerçek olup olmadığıdır. Batı eksenli NATO’ya sıkı sıkıya bağlı ve Büyük Ortadoğu Eş Başkanı sıfatı ile ABD’nin küresel anlamda baş düşmanı olan Rusya ve Çin’in ortak olduğu bir ekonomik işbirliği üye kabul edilip edilmeyeceğimizdir.

ABD’nin bizi Şangay İşbirliği Örgütü’ne üyeliğimize izin verip vermeyeceği ayrı bir konu, Rusya ve Çin’in NATO üyesi olan bir ülkeyi içlerine kabul edip etmeyeceği ayrı bir konudur. Bu aşamada ülkemiz Şangay İşbirliği Örgütü’ne üye olmak için adım atar mı atmaz mı bilemem. Rusya ve Çin ise üyelik konusunda gerçekten bizi aday ülke sınıfında değerlendirir mi? Suriye’de karşı karşıya gelen bu gruplar hangi ortak çıkarlar doğrultusunda masaya oturabilirler? Olası bir görüşme ortamı doğarsa bu görüşmeleri ülkemiz adına AB Baş Müzakereci Egemen Bağış mı yoksa PKK Baş Müzakerecisi Hakan Fidan mı yürütür? Bu konuda Egemen Bağış’ın karnesinin kırık olduğu biliniyor. Daha doğrusu AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın AB’ye üyelik adına hangi adımları attığı veya AB’ye üyeliğimizin hangi aşamada olduğunu bilen var mıdır bilemiyorum. Aslına bakarsanız AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın kendisinin de bu birliğe üyeliğimizin kabul edileceğine inandığını sanmıyorum. Sözüm ona siyasi iktidar, AB Bakanlığını ancak seçim arifelerinde seçmene karşı AB üyeliği yutturmacasını oynamak için kurmuştur. Egemen Bağış’ta bu oyunu kuralına göre oynamaktadır.

Bana göre siyasi iktidar, Şangay İşbirliği Örgütü üyeliği konusunda samimi değildir. Siz bir taraftan NATO üyesi bir ülke olacaksınız ama öte yandan Şangay İşbirliği Üyeliğinden bahsedeceksiniz. Bu söyleme kargalar bile güler. Rusya ve Çin’in bizim üyeliğe ihtiyaçları var mıdır? Hiç sanmıyorum. Rusya ile Çin, müttefikleri olan Suriye’yi arkasından vurmamızdan memnun olmuş olacaklarını da hiç sanmıyorum. Rusya, Suriye’ye giden kargo uçaklarını CIA’nin istihbaratına dayanarak indirmemizi memnuniyetle karşılamış olacağını da hiç sanmıyorum. Rusya ile Çin ancak ve ancak ülkemizi ABD’den uzaklaştırmak adına böyle bir girişimlerde bulunabilirler. Buna benzer adımları daha önce İran atmıştı. Rusya, Suriye politikasındaki yeni gelişmeler paralelinde olası böyle görüşmeleri de sürdürebilir. Ancak böyle bir girişim AKP İktidarı döneminde asla meyve vermez.

Baştan söylediğim gibi Başbakanı’nın da bu konuda samimi olduğunu hiç sanmıyorum. Başbakan, Rusya ile Çin’in bize karşı tavrını hiç bilmez mi? Elbette bilir. Ancak Başbakan’ın da çıkmaza giren AB üyeliği konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Bundan önceki dönemlerde de olmak üzere defalarca üyeliğin önüne taş koyan Almanya Başbakan’ı ve eski Fransa Cumhurbaşkanı’nı ikna etmek için çok uğraştı. Ama olmadı. Yani başta verilen gazın devamı gelmedi. Başbakan bu yüzden AB’ye karşı şimdi Şangay İşbirliği Örgütü üyeliği kozunu oynuyor. Sanki AB dize gelecek, aman ben ettim sen etme diyecek. Bu senaryolara baştan dediğim gibi kargalar bile güler. Bu süreçte ne AB bizi üyeliğe kabul eder ne de Rusya ile Çin bizi Şangay İşbirliği Örgütüne alır. Biz, AKP İktidarının ortaya koymuş olduğu politika ile iki arada bir derede gelip gitmeye devam ederiz.08.02.2013

SAİT BALCI

479 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.