UĞUR MUMCU’SUZ GEÇEN 20 YIL

Sait Balcı
Değerli Dostlar, bugün yine 24 Ocak. Yani Uğur Mumcu’nun katledilişinin 20.yılı. Aynı zamanda bugün cinayetin zaman aşımına uğradığı gündür. Her 24 Ocak’ta olduğu gibi bizler yine aydınlanmayan suikasta kurban giden Uğur Mumcu’yu anıyoruz. Bizler 20 yıldır Uğur Mumcu suikastının aydınlatılmasını bekliyoruz. Ancak ne hikmetse Uğur Mumcu suikastını düzenleyen karanlık güçler dün olduğu gibi bugünde korunmaktadır. Dün verilen namus sözleri havada kalmıştır. Dönemin iktidar partilerinin ne kadar samimi olduklarını sorgulamak bile anlamsızlaşmıştır. Yani devlete Uğur Mumcu suikastını aydınlatmak ağır gelmiştir. Yani Devlet, Uğur Mumcu suikastının altında kalmıştır.

Devleti yönetenlerden Uğur Mumcu suikastının aydınlatılmasını bugünlerde de beklemek herhalde boş bir hayalcilikten öteye gitmez. Oysaki üniter bir devletin en büyük görevlerinden birisi de vatandaşını korumak değil midir? Faili bir suikasta kurban giden yazarının katillerinin bulup adalete teslim etmek değil midir? Yazarının, gazetecisinin katillerini bulmaktan aciz duruma düşen iktidarlar milli irade sayılabilir mi? Millî iradeyi temsil etmekten aciz duruma düşmüş olanlar vatandaşa olan görevlerinin yapmış sayılırlar mı? Ancak ne yazık ki iktidar sahipleri yurttaşın çıkarları yerine emperyalist devletlerin çıkarlarının peşine düşmüşlerdir. Büyük Ortadoğu projelerinin peşine düşmüşlerdir. Uğur Mumcu’yu katledenler de bu karanlık güçler değil midir zaten? Ülkemiz ne yazık ki dün olduğu gibi bugün de bu karanlık güçlerin esiri durumundadır. Ne yazık ki bugün Kurtuluş Savaşları sonrasında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinden geriye hiçbir eser kalmamıştır. Emperyalist işbirlikçileri bir kedi fare oyunu gibi Ülkemizi yiyip bitirmektedirler. Böyle bir yapıdan Uğur Mumcu’nun katillerinin bulunması beklenebilir mi? Uğurlar bugünlerde, eskiden olduğu gibi öldürülmüyor ama adına Ergenekon ve Balyoz adı verilen düzmece planlarla Silivri zindanlarına atılmaktadırlar. Ülkenin aydınları, akademisyenleri, gazetecileri, yazarları, yurtsever subayları bu yöntemlerle susturulmaktadır. Zihniyetler aynı fakat uygulama değişmiştir.

24 Ocak 1993’ten bu yana bütün baskılara rağmen bıkmadan usanmadan Uğur’un katillerinin peşini süren Güldal Mumcu süreç içinde, devletin suikastın aydınlatılması için atamadığı adımları bütün çıplaklığıyla. ’İçimden Geçen Zaman ‘’adlı kitabında yazmıştır. Güldal Mumcu,1993 den bu yana yapılmış olan tüm soruşturmaların seyrini bu kitabında ayrıntılı olarak ortaya koymuştur. Süreç içerisinde Emniyet, Mit ve Yargı cephesinin suikastın aydınlatılması adına ne kadar aciz kaldığı bu kitapta apaçık sergilenmiştir. Dönemin siyasi iktidarları bile bırakın suikastın aydınlatılmasına yönelik irade göstermeyi bunun tam tersine Uğur Mumcu’nun Arı kovanına çomak soktuğunu söylemekten bile geri kalmamışlardır. Uğur Mumcu elbette arı kovanına çomak sokmuştur. Uğur Mumcu’yu araştırmacı gazeteci yapan da bu iradesi değil midir zaten?

Uğur Mumcu’yu hiç kuşku yok ki devlet içinde yuvalanan kontrgerilla örgütü katletmiştir. Yani CIA ve MOSSAD işbirliği ile katledilmiştir. Çünkü Uğur Mumcu bugünlerde sahneye konan Büyük Ortadoğu Projesinin mimarlarının en büyük düşmanıydı. Çünkü Uğur Mumcu hem ülkemizde hem de bulunduğumuz coğrafyada Amerikan Emperyalizminin yerine barışın egemen olmasını istemişti. İşte bu yüzden Uğur Mumcu’nun katillerinin arkasındaki karanlık güçler bugüne değin ortaya çıkarılamamıştır. Çıkarılmak bir yana aksine daha korunmuştur.
Ülkemizi ortaçağ karanlığına geri götürmek isteyen ve karanlıktan medet uman aydınlanma düşmanı canilerin katlettiği araştırmacı gazeteci, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu’yu katledilişinin 20.yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Yaşamı örnek olsun.24.01.2013

SAİT BALCI
CUMOK MARMARİS SÖZCÜSÜ

563 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.