GİZLENEN SAYIŞTAY RAPORLARI

Sait Balcı
Anayasa Mahkemesi, Sayıştay’ın denetim yetkisini kısıtlayan yasayı Anayasa’ya aykırı bulmasıyla birlikte Sayıştay raporları nihayet Meclis’in gündemine gelebilecek. Az gelişmiş fakat demokrasisi çok ilerlemiş memleketin hükümeti, daha önce Temmuz ayında çıkarmış olduğu bir yasa ile Sayıştay raporlarını Meclis’in gündemine gelmesini önleyerek halktan gizlemişti. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’nde açmış olduğu dava neticesinde Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisini haklı buldu. Bunun neticesinde Anayasa Mahkemesi Meclis’ten, dolayısıyla halktan kaçırılan Sayıştay raporlarının Meclise gönderilmesinin önünü açmış oldu.

Her defasında Millet için çalıştıklarını ayan ve beyan eden Ankara Hükümeti, nedense Sayıştay raporlarını halktan gizleme gereği hissetmişti. Çünkü gizlenen raporlarda büyük holdinglerin vergi cezalarının affedildiği, küçük işletmelerin ise cezalandırdığına ilişkin bilgiler içerdiği söyleniyordu. Elbette Ankara Hükümeti, bu bilgilerin kamuoyunda yer almasını istemezdi. Çünkü bir taraftan vergi, küçük işletmecilerden sonuna kadar alınırken öbür taraftan büyük holdinglerin vergilerinin affedilmesi vergi adaleti açısından hiç de olumlu rüzgârların esmesine neden olmazdı. Daha aksine kamuoyunda olmayan güven bunalımının daha da artmasına neden olabilirdi. Ankara Hükümeti bu yüzden Temmuz ayında torba kanunla Sayıştay raporlarının kamuoyunun gündemine düşmesini engellemişti.

Atalarımız ‘’Evdeki hesap çarşıya uymaz’ ’diye boşuna söylememişler. İşte gün geliyor devran dönüyor kendi yapılandırdığınız yargı ile de ters düşüyorsunuz. Yaptıklarınız yanınıza kar kalmıyor. Başbakan’ın son günlerde ‘’Kuvvetler ayrımı’’ ilkesinden de neden bu kadar yakındığı, Anayasa Mahkemesinden dönen Sayıştay raporlarının tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesinden belli oluyor. Yandaş basında, Başbakan’ın ‘’Kuvvetler ayrılığı’’ ilkesinden rahatsız olmadığını ancak yargının hükümetin icraatlarını engellediğinden yakınmıştı. Şimdi yandaş basına, Sayıştay raporlarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesinden Başbakan’ın hangi icraatlarının engellendiğini sormak lazım. Eğer büyük holdinglere yapılan kıyakların meydana çıkması kamuoyu önünde itibar zedelenmesine yol açacak ise kusura bakmasınlar ama bunun herhangi bir icraatı engelleme ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bölünme Anayasası Komisyon Başkanı Burhan Kuzu’nun da öyle edebiyat parçalamasına hiç gerek yoktur. Burhan Kuzu, Başbakan’ı savunayım derken ezile büzüle gülünç duruma düşüyor. Konu açık ve seçik zaten ortadadır. Yandaş basının da çırpındığı kadar açıklanacak veya yorumlanacak bir durum da yoktur. Buradan çıkan sonuç ise oldukça vahimdir. Yani yargı, Ankara Hükümeti’nin elini kolunu bağlamıyor, aksine hükümet, icraatlarını yargının denetiminden kaçırıyor. Yapılan icraatlar Milletin bilgi edinmesinden kaçırılıyor. Olay bu kadar basittir.

Siz bir taraftan ‘’Biz ancak hesabımızı Milletimize veririz’’ diyeceksiniz fakat öbür taraftan da hesabınızı Millet ’ten kaçıracaksınız. Bu nasıl bir adalettir? Bu nasıl ilerlemiş demokrasidir? Bu nasıl milletin efendiliğidir? İktidar Partisinin ileri gelenleri hiç kusura bakmasınlar ama Sayıştay raporlarını Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmesini engellemek, millete hizmet etmek değil, milletten hesap kaçırmak anlamına gelir. Az gelişmiş ülkenin çokbilmiş yandaş basını da inşallah, Sayıştay raporlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmesinden sonra da söyleyecekleri bir çift lafları olur. Memleketin nasıl yönetildiğine dair dâhiyane fikirleri olur.02.01.2013

SAİT BALCI

448 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.