KUVVETLER AYRILIĞI,İSTİKRARI MI BOZUYOR?

Sait Balcı
Bugünlerde, ABD’den bile ilerde olan demokrasimizde olumlu yönde yeni gelişmeler yaşamaktayız. Milletçe, Ulusça ne kadar övünsek de azdır. Bu gelişmeleri hiç kuşkusuz Yürütmenin başı Başbakan’a borçluyuz. Başbakan, Millet’e hizmet etmelerinin önündeki en büyük engelin bürokratik oligarşi ve yargı olduğunu ‘’ söyledi. Başbakan devamla ‘’ Bazı hizmetler konusunda bürokratik oligarşi ve yargıyı aşamadıklarını’’ söylüyor. Başbakan yine devamla ‘’Dışarıdan bakanlar 326 Milletvekiliniz var yine mi bahane ’diyorlar; ama kuvvetler ayrılığı var ya geliyor önünüze dikiliyor’’dedi. İşte görüyorsunuz memleketin Başbakanı yargı yüzünden ne hallere gelmiş. Yahu her şeyden evvel yargıyı bu şekle siz kendiniz getirmediniz mi? Geçmişte yargı bağımsız ve tarafsız değil diyen sizler değil miydiniz? Bu yüzden yargıyı HSYK dâhil sizler istediğiniz gibi yapılandırmadınız mı? Bu yargı sizin eseriniz değil mi? Yargı sizin sayenizde tarafsız ve bağımsız hale dönüşmedi mi? O zaman yargı, tarafsız ve bağımsız olmuş ise ve halen daha ortada bir sorun varsa o zaman o sorunu da sizler yaratmadınız mı? Eğer kendi yarattığınız yargıda halen bir sorun varsa kusura bakmayın ama sorunu artık başka yerlerde aramak lazım değil mi?

            Madem biz demokrasi ile yönetilen ülkeler sınıfındayız. O zaman kendimize demokrasi ile yönetilen ülkelerin yasasını örnek almalıyız değil mi? Hani her seçim arifesinde Avrupa Birliğine bir adım daha yaklaşıyoruz ya. Sırf bu yüzden memleketteki geleceği göremeyen liberallerin oyunu alıyoruz ya. İşte bu Avrupa Birliği ülkelerinde ‘’Kuvvetler ayrılığı’ ’ilkesi uygulanmıyor mu? Öyle ya bu birliğe girebilmek için ‘’Avrupa Birliği Bakanlığı’’bile kurmuşuz. Sözüm ona bu Bakanlık, yasalarımızı ‘’Avrupa Birliği Uyum Yasalarına’’uygun hale getirmeye çalışmıyor mu? Milli Güvenlik Kurulunun yapısını, sekretaryasını sırf bu yüzden yeniden yapılandırmadınız mı? Her seçim dönemleri öncesinde Avrupa Birliğine gireceğiz diye söz vermediniz mi? ‘’Kuvvetler Ayrılığı ‘’ ilkesi zaten öteden beri Avrupa Birliği için olmazsa olmaz ilkelerinden birisi değil midir? Şimdi yoksa Avrupa Birliğinden vazgeçip Asya Birliğine mi girmeye mi karar verdik? Bu yüzden mi ilerlemiş demokrasimizde, Kuvvetler Ayrılığından vazgeçtik? Yoksa bizim haberimiz olmadan Avrupa Birliği Ülkeleri de Kuvvetler ayrılığı yerine kuvvetler birliği ilkesine mi geçtiler?

Neresinden bakarsanız bakın Başbakan’ın demokrasiyi ne kadar içine sindirdiği bu açıklamalarından belli oluyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün Anayasasından sorumlu Burhan Kuzu da, Başbakan’ın devirdiği çamı neresinden doğrulturum diye eğilip bükülüp Başbakan’ın sözlerini düzeltmeye çalışıyor. Yani Başbakan öyle demek istememişti filan golan yani. Peki, Başbakan yanlış anlaşılmışsa veya öyle demek istememişse kendisi çıkıp neden düzeltme yapmıyor? Çünkü Başbakan açıkça öyle dedi de o yüzden. Başbakan, Kuvvetler Ayrılığını özümsemiyor da o yüzden. Başbakan zaten boşuna mı Başkanlık hayalleri kuruyor? Başbakan, hiçbir yerde eşi benzeri görülmeyen Başkanlık Modeli ile ülkeyi yönetmeye hazırlanıyor da o yüzden. Başkanlık hayallerinin içinde partiyi de elinde tutmak istiyor da o yüzden. Yine Başkanlık hayallerinin içinde yargıya atamaları kendisi yapacak da o yüzden. Gerektiğinde parlamentoyu da fesih edebilecek de o yüzden. Şimdi bu hayaller içinde olan bir Başbakan kuvvetler Ayrılığını benimser mi? Başbakan dobraca açık ve seçik demokrasiyi nasıl içine sindirdiğini gösteriyor. Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.

Başbakan’ı savunma görevini üstlenen yandaş basında bu ara boş durmadı hani. Yandaş yazarlar da öyle. Lafı neresinden olumlu hale çevirebiliriz diye kıvırmadık halleri kalmadı. Örneğin Nazlı Ilıcak ile Nagehan Alçı hanımefendilerini CNN’de ‘’Dört Bir Taraf ‘’adlı programda izledim. Her iki yandaş yazar başlangıçta Başbakan’ın sarf ettiği cümleyi yanlış buluyorlar ama netice de yine Yargının Başbakan’ın elini kolunu bağladığından yakınıyorlar. Yani olayı gerçeğinden saptırıyorlar. Eminim demokrasimizin bu aşamaya gelmesinden sorumlu evetçi dostlarımız Başbakan’ı anlamışlardır. Geleceği görme ve anlama kabiliyetinden uzak kalmış evetçi dostlarımıza ulusal gazete ve medyayı takip etmelerini tavsiye ediyorum. Eğer sevgili evetçi dostlarımız, halen daha geldiğimiz durumu kavrayamamış iseler gelecekte yeni bir gol daha yiyeceğimizden hiç kuşku yok. 21.12.2012

SAİT BALCI

596 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.