SURİYE’DE İKİNCİ PERDE

            ABD, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat karşısında yenilgiye uğrayan Özgür Suriye Teröristlerine olan desteğini çekmiş görünüyor. Zaten bu işin böyle olacağı ta baştan belliydi. Suriye’yi, Libya’ya, Mısır’a, Tunus’a benzetenler yanıldılar. Savaş tamtamları çalanlar yanıldılar. Özgür Suriye Teröristlerine kapıları sonuna dek açanlar yenildiler. İlk zamanlarda her şey çok daha iyi gidiyordu ancak gün geçtikçe Devlet Başkanı Beşşar Esat’a süre verenler büyük bir hüsran yaşadılar. Suriye’de akan kanlardan ikinci derecede sorumlu Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun son çırpınışları da fayda etmedi. En sonunda Özgür Suriye Teröristleri deyim yerindeyse birbirlerine düştüler. Bu durum ABD’nin de gözünden kaçmadı. En sonunda ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da patlamış. Clinton, Suriye Ulusal Konseyi’nin muhalefeti temsil etmediğini söylemiş. Suriye’de kimin muhalefet kimin iktidar olacağına ABD karar veriyor ya işte o yüzden. Clinton şimdilerde yeni bir muhalefet yaratma derdine düşmüş. Şimdi isterseniz bu duruma nasıl gelindi tek tek özetleyelim.

Libya’nın düşmesiyle beraber gözler Suriye üzerine odaklandığında uluslararası toplumlar Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esat’ın da iktidarda fazla kalamayacağını söylüyorlardı. Çünkü Büyük Ortadoğu Projesi bugüne kadar herhangi bir aksamaya uğramamıştı. Her şey bugüne kadar yolunda gitmişti. Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanları Suriye Politikası öncesi Türk Ordusunu bile şekillendirmişlerdi. Öyle ya herhangi bir aksilik çıkmaması gerekiyordu. Geçmişte Irak’ın müdahalesine onay vermeyen Türk Ordusu yine sorun çıkarabilirdi. Bunun için sorun baştan çözüldü. Türk Ordusunun emekli ve muvazzaf askerleri düzmece planlar ile tutuklandılar. Yargının da ele geçmesiyle beraber Suriye Politikası için hiç bir engel kalmamıştı. Bundan böyle Esat’a sağdan soldan toplanan teröristler ile var güçleri ile yüklenmek kalmıştı. Bugüne kadar da bu plan uygulandı. Ancak Suriye ne Tunus’a ne Libya’ya ne de Mısır’a benzedi. Beşşar Esat, teröristlerin amansızca yüklenmesine akıllıca karşılık verdi. Bu yüzden uygulanan planlar da beş para etmedi.

İlk zamanlarda Esat’ı indirme planı başarıya ulaşacakmış gibi görünse de sonradan öyle olmadığı çok iyi anlaşıldı. Bu yüzden Birleşmiş Milletlerden Suriye’ye müdahale kararı çıkartılmak istendi. Ancak Rusya ve Çin Birleşmiş Milletlerin Suriye’nin iç işlerine karışmasına müsaade etmedi. ABD birkaç kez Rusya’yı ikna etmeye çalışmışsa da sonuçta Rusya’yı ikna edemedi. Rusya’yı müdahaleye ikna edemeyen ABD başka arayışlara yöneldi. Bunlardan birincisi Suriye’de uçuşa kapalı hava sahası yaratmak idi. Bu konuda da Rusya ve Çin’den gene olur alınamadı. Uçuşa kapalı hava sahası yaratılamayınca bu sefer İnsanlık Koridoru açılması planlandı. Fakat Rusya ve Çin gene aynı şekilde bu plana da yeşil ışık yakmadı. Birleşmiş Milletlerden gerekli yardımı alamayan ABD, NATO’yu devreye sokmak istedi. Ancak bu planda yürümedi. Beşşar Esat’ı devirmeye ant içmiş olan ABD, en son olarak da sağda solda ne kadar terörist varsa hepsini silahlandırıp Beşşar Esat’ın üzerine saldı. Ancak uzunca bir savaştan sonra bu planın da işlemediği görüldü. Devlet Başkanı Beşşar Esat’a karşı savaşan gruplar yer yer kendi aralarında iç çatışmaya girdiler. Bu durumda Beşşar Esat’ın düzenli ordusu teröristlere ağır kayıplar verdirdi. Bir zamanlar ABD’nin terörist olarak nitelediği El Kaide Militanlarına bile ihtiyaç duyuldu. Ancak El Kaide Militanları da Beşşar Esat’ı deviremedi.

Özgür Suriye Teröristlerinin ele geçirdiği bölgeleri Beşşar Esat tek tek geri almaya başlayınca bu sefer başka planlar uygulamaya başlandı. Bunlardan birisi de Ülkemize atılan bombalardı. Sanki bombaları Beşşar Esat’ın askerleri atmış gibi bir hava yaratılarak Türkiye Büyük Millet Meclisinden, savaş çığırtkanı olan İktidar Partisi ve onun vagonu haline gelen Milliyetçi Hareket Partisi’nin oyları ile savaş tezkeresi çıkartıldı. Bunun akabinde Hatay’a atılan bombaları sanki Beşşar Esat’ın askerleri atmış gibi Esat’ın askerlerinin bulunduğu bölgelere karşılık verilerek Suriyeli Teröristler rahatlatılmaya çalışıldı. Ancak bu da yeterli olmadı. Son olarak savaş çığırtkanı Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu yine Özgür Suriye Teröristlerini rahatlatmak amacı ile Kurban Bayramı süresince ateşkes önerdi. Bu teklife Beşşar Esat olumlu yaklaştı, ancak herhangi bir saldırı karşısında da yanıt vereceğini duyurdu. Nitekim durum Beşşar Esat’ın düşündüğü gibi gelişti. Özgür Suriye Teröristlerinin bir kısmı ateşkese uyarken diğer gruplar uymadı. Böylece bu plan da suya düşmüş oldu.

Şimdi yeni düzenlenen planlara göre muhalefet yeniden yapılandırılacakmış. Teröristleri yönlendirecek merkez de Ülkemizden Katar’a taşınıyormuş. Burada yeni bir terörist Konseyi kurulacakmış. Bu konseyde Kütler, Aleviler ve ağırlıklı olarak Hıristiyanlara yer verilemesi planlanıyormuş. Bu konseyin içine de geçmişte Suriye Ordusunun içinde görev alan subaylara daha fazla yer verilemesi düşünülüyormuş. Örgütlenme toplantıları ilk önce Katar’da sonra da Ürdün’de yapılacakmış. Haydi, bakalım hayırlısı. Suriye’de ikinci dönem başlıyor. Birinci dönemde karnesi zayıf olan Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanı ve yaveri ne yaptılarsa Beşşar Esat’ı deviremediler. Aslına bakarsanız Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanı, Suriye’de yasal bir hükümeti devirmeye teşebbüs etmekten Türkiye Büyük Millet Meclisinde oluşturulan Darbeleri Araştırma Komisyonuna ifade vermelidir. Hadi bakalım hayırlısı.05.11.2012

SAİT BALCI

487 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.