ÖZGÜR SURİYE TERÖRİSTLERİ SİLAHLARI BIRAKIYOR MU?

            Devlet Başkanı Beşşar Esat’a isyan bayrağı açan ‘’Özgür Suriye Teröristleri’’ nin nihayet akılları başlarına gelmiş olmalı. Söz konusu teröristler, Şam’da yaptıkları toplantı ile silahlarını bıraktıklarını açıklamışlar. Uzun bir dönemdir Beşşar Esat’a karşı silahlı mücadele yürüten bu teröristler acaba şimdi ne oldu da silahları bırakıyorlar? Bunca geçen zamandan sonra acaba akılları yeni mi başlarına gelmiştir, yoksa bu da bir taktik midir? Kuşkusuz Esat’a karşı verilen silahlı mücadelenin başarısız kalması teröristlerde moral bozukluğuna neden olduğu kesindir. Öyle ya, ülkemiz ayağından gelen bütün desteğe rağmen, Amerika’nın temin ettiği silahlara rağmen yine Amerika’nın ek olarak temin ettiği yeni teröristlere rağmen Esat’a karşı başarısız olmak moralleri bozmuştur. Ancak bu aşamada erken gelen dağılma sinyallerine de pek güvenmemek lazım. Teröristlerin başarısız oldukları gerçektir. Yoksa bu aşamada silah bırakmaya zaten yeltenmezlerdi. Ancak bu girişim bir taktik de olabilir. Mücadelenin şeklini değiştiriyor da olabilirler. Atalarımız ‘’Görünen köy kılavuz istemez’ demişler. Eğer Devlet Başkanı Esat’a karşı verilen mücadele başarılı olmuş olsaydı şimdi zaten bu hamleler yapılmazdı.

Özgür Suriye Teröristlerinin Devlet Başkanı Esat karşısında neden yenildiklerine isterseniz şimdi bir göz atalım. Öncelikle Libya’da olduğu gibi Birleşmiş Milletlerden destek alınamamıştır. Rusya ve Çin Birleşmiş Milletlerin Suriye savaşına müdahale etmesine izin vermemişlerdir. Bu çok önemli bir faktördür. Zaten sözde Özgür Suriye teröristleri dediğimiz gruplar Suriye’nin muhalifleri değillerdir. Özgür Suriye Teröristlerini ABD, sağdan soldan topladığı insanlardan oluşturmuştur. Hal böyle olunca Esat’a karşı savaşan bu gruplar Esat’ı koltuğundan indiremeyince kendi aralarında çekişmeye girmişlerdir. Söz konusu bu teröristlere ülkemiz her ne kadar destek olmuşsa da Beşşar Esat’ın düzenli ordusu karşısında tutunamamışlardır. ABD ise kasım ayında yapılacak seçimler yüzünden bu bölgeye terörist ve ajan göndermekten başka da muhalif gruplara destek olamamıştır.

Rusya ve Çin ABD’nin bütün ısrarlarına rağmen Suriye’ye müdahaleye yeşil ışık yakmaması muhalifleri oldukça zor durumda bırakmıştır. Birleşmiş Milletler Cemiyetinin tarafsız kaldığı bir müdahalenin de başarı şansı hemen hemen yok gibidir. Çünkü Irak’ta olduğu gibi uçuşa yasak bölge de temin edilememiştir. Yine teröristlerin bölge içinde daha rahat cirit atmalarını sağlayacak insanlık koridoru da açılamamıştır. Aynı zamanda tarafsız bir bölge de oluşturulamamıştır. Tüm bu olumsuzluklar karşısında elbette teröristlerin başarılı olma şansı yoktu. İlk zamanlarda Esat karşısında ilerleme kaydeden teröristler sonraki aşamalarda kendi aralarındaki çözülmeden dolayı birlikte hareket etme şanslarını da kaybettiler.

Birleşmiş Milletlerden yardım almayan teröristler son olarak NATO’dan medet umdular. Ancak NATO’da Birleşmiş Milletlerin izni olmadan müdahale etmeye gözünü kestiremedi. NATO daha önce Birleşmiş Milletlerden karar çıkmadığı halde Irak’a girmişti. Ancak o dönem Rusya ve Çin ABD’ye pek fazla engel olmamışlardır. Yani destek olmadıkları gibi köstek de olmamışlardı. Bu yüzden ABD’nin şahin Cumhuriyetçileri bütün milletin gözü önünde Irak’a müdahale ederek bir insanlık dramının oluşmasına imza attılar. Irak’ta halen o günden bu yana silahlar da bir türlü susmadı. Saddam Hüseyin’in kontrol altında tuttuğu bu grupları ABD bir türlü toparlayamadı. İşte ABD Irak’ta yaşananları çok iyi biliyor. ABD her ne kadar Tunus’un, Mısır’ın, Libya’nın şekillenmesinde pek fazla güçlük çekmediyse de Suriye diğer devletlere benzemiyor. Suriye’nin arkasında Rusya, Çin, İran gibi devletler var. Hata ve hatta şimdi bu devletlere Irak’ı da ilave edebiliriz. Böyle bir cephede savaş kazanmak elbette güçtür. ABD Irak’tan, Afganistan’dan çıkarken şimdi bir Suriye bataklığına elbette çakılıp kalmak istemez. Bu durumda ancak ve ancak bizim ülkemizi piyon olarak kullanmak ister. Bizim de tüm gücümüzle verdiğimiz destek karşısında son durum ortadadır.

ABD Devlet Başkanı Obama, eğer kasım seçimlerinden sonra tekrar yeniden başkan seçilirse bölge planlarını yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Yok, eğer seçimi Cumhuriyetçiler kazanırsa bölge politikalarında önemli değişikliklerin olacağını söyleyebiliriz. Cumhuriyetçilerin Demokratlara oranla daha gözü kara politika izleyeceğinden hiç kuşkum yok. Yazımı bir atasözü ile bitireceğim.’’Öfkeyle kalkan zararla oturur’’01.10.2012

SAİT BALCI

400 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.