TARAF NEREYE TARAF ?


Günlük olarak Aydınlık ve Cumhuriyet gazetesi okuyorum. Hafta içi de diğer gazetelerden karma yapıyorum. Karma yaptığım gazetelerden birisi de Taraf gazetesidir. Neden Taraf diyeceksiniz? Tabi ki yaşadığımız Dünya’ya çok aydınlanmış Ahmet Altan’ın nasıl baktığını öğrenmek için. Günlük gelişmeleri hangi pencereden yorumladığını merak ettiğim için. Taraf okurlarını hangi düşünceye sevk ettiği için. Burada şunu açıkça söylemeliyim ki eskiden Taraf diye bir gazete de yoktu zaten. Ne zaman Ortadoğu projeleri ABD tarafından hayata geçirilmeye başladıysa işte o zaman acelece hemen bir gazete çıkarılması planlandı. Gazetenin Genel yayın Yönetmenliğine de Ahmet Altan ile Milliyet Gazetesinin eski Amerika Temsilcisi Yasemin Çongar getirildi.

Bu meşhur ikili tam bir uyum içinde ABD tarafından Ülkemize biçilen kılıfı okurlar ile paylaşmaya başladılar. Gerek Yasemin Çongar gerekse Ahmet Altan hiç bıkmadan usanmadan ülkemizin aydınlarını, akademisyenlerini, gazetecilerini, yazarlarını okurlarına darbeci olarak tanıttılar. Açılmış olan davalardaki sözde kanıt diye dosyalara giren ve sonradan bilgisayarlara virüs yoluyla girdiği anlaşılan bilgileri gazetelerinde çarşaf çarşaf yayınlayarak kamuoyunu yanıltmaya çalıştılar. ABD’nin çıkarlarına hizmet etmek amacıyla çıkarılmış bu gazete aynı zamanda da savcılardan da daha tez davranarak Türk Basın Tarihinde bir ilkleri yaşatarak günü gününe kimlerin soruşturulacağını kimlerin tutuklanacağına karar verdiler. Bu alanda tam bir araştırmacı gazetecilik yaptılar dersek hiç de abartmış olmayız. Hani hain bir pusuda arabasına konan C–4 tipi bir bombayla katledilen Uğur Mumcu bile bunlar kadar araştırmacı gazetecilik yapamamıştır. Ahmet Altan ile Yasemin Çongar gazetecilik alanında bir çığır açtılar.

Kamuoyu tarafından pek fazla önemsenmemiş olmalarına rağmen bu ikili halen daha aynı yayın çizgisini devam ettiriyorlar. Tabi bu alanda yine yurtsever ve ulusalcı kesimleri sindirmeye halen devam ediyorlar. Toplum nazarında ulusalcıları ve aydınları sözde darbe planları ile ilişkilendirerek itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Ancak onca geçen zamandan sonra gerek Balyoz davası gerekse Ergenekon Davalarında bilirkişi raporları sözde darbe planlarını çökertti. Ancak ne hikmetse bu davalara bakan Mahkemeler davanın delillerinin çökmesine rağmen, uzun tutukluluk sürelerine rağmen söz konusu aydınların kaçma şüpheleri olmamasına rağmen halen daha onları içerde tutulmaktadırlar. Ergenekon Davasından yargılanan CHP, MHP ve BDP Milletvekilleri de ileri demokrasiden olacak tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmediler. Aralıklı olarak sözde kamuoyunda bu davalıların salıverilmesine olanak sağladığına inanılan yargı paketleri bile Ergenekon ve Balyoz sanıklarının serbest kalmasına olanak sağlamadı. Söz konusu yargı paketlerine sahip çıkan Meclis Başkanı Cemil Çiçek, tutuklu Milletvekillerinin salıverilmesi konusunda sözde mahkemeleri uyarmışsa da sonuç yine hiç değişmedi. Zaten Başbakan da her seferinde yargı paketlerinin Ergenekon ve Balyoz Davası sanıklarını kapsamadığını açıkça söylemişti.

Ergenekon ve Balyoz Davası sanıklarının uzun tutukluluk sürelerine rağmen halen daha serbest bırakılmamaları ABD’nin ülkemiz üzerinde oynadığı oyunu açıkça ortaya koymaktadır. İşte şimdi Suriye müdahalesi, yarından sonra İran müdahalesi ve en sonunda da ülkemizin talan edilmesi için aydınların, akademisyenlerin, yazarların, gazetecilerin halka önderlik etmemeleri adına içeri atılmışlardır. Doğu Anadolu da terörle mücadele eden askerler itibarsızlaştırılmışlardır. Cumhuriyetin bekçilerine sağda solda silah ve mühimmat bulunarak tuzaklar kuruldu. Sözde yine darbe planları dolayısıyla muvazzaf ve emekli askerler içeri atıldılar. Yani her şey planlandığı gibi oynandı. Memleketimiz üzerinde oynanan oyunlarda şu ana dek herhangi bir aksilik de çıkmadı.

Taraf Gazetesi, yayın hayatına başladığından bu yana gösterdiği performans ile Ortadoğu Projesinin hayata geçmesi adına kurulduğunu ispatladı. Kurtuluş Savaşı dönemlerinde de ayağımıza kurşun sıkan gazeteciler vardı. Bugün de var. İnsan her şeyden önce ayağını bastığı havasını kokladığı vatanın selametini düşünür. Ekmeğini kazandığı vatanın geleceğini düşünür. İnsan vatanı gelecek kuşaklara nasıl emanet edeceğinin düşünür. İşte gelin görün ki hangi akla hizmetse şu ana kadar ortada sergilenen tabloya göre malum bu gazeteciler vatan parçalansa nerdeyse eteklerine zil takıp oynayacaklar.

30 Ağustos günü de bir Taraf Gazetesi aldım. Söz konusu gazetenin 30 Ağustos sayısında Zafer Bayramı hakkında neler yazmış diye bir göz gezdirdim. İnanın gazetenin 30 Ağustos sayısının hiçbir sayfasında Zafer Bayramı ile ilgili tek bir cümle yoktu. Pes doğrusu! İnsan bu kadar tarihine ihanet edebilir. İnsan geçmişini bu kadar inkâr edebilir. Gazetenin o günkü başlığı ise  ‘’Türkiye yeni Partisini arıyor’’idi. Türkiye sanki yeni partisini arayacak gün bulamamış da bula bula 30 Ağustos gününü bulmuş. Belli ki ABD, İktidar Partisine yeni alternatif arıyor. Malum bu gazete de aynen yazıyor.30 Ağustos Zafer Bayramını yazamayan gazete ABD için yeni alternatifler arıyor. Taraf Gazetesini ABD’nin çıkarlarına olan katkısından dolayı tebrik ediyorum.05.09.2012

SAİT BALCI

521 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

One thought on “TARAF NEREYE TARAF ?

  • 6 Eylül 2012 tarihinde, saat 11:18
    Permalink

    VALLA HELAL OLSUN SAİT KARDEŞİM BUNLARIN PAÇAVRALARINI OKUMAYA DAYANABİLİYOSAN??BEN OKUMAYA DA DAYANAMIYORUM ÇIKTIKLARI PROGRAMLARI İZLEMEYE DE…HADİ GAZETEYİ YIRTIP ATABİLİRİM DE OLAN TELEVİZYONUMA OLUR BOŞUNA MASRAF KAPIISI AÇILIR DİYE!!!!

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.