YİNE SINAV, YİNE ALİ DEMİR VE YİNE KOPYA


Cumhuriyet Halk Partisi, 07.08.2012 tarihinde yapılan KPSS sınavına ait soruların sınav öncesinde, çeşitli internet sitelerinde paylaşıldığı, Ankara’da bir parkta bir aday’a ait sınava giriş belgesinin içinde küçük parçalara ayrılmış bir kâğıtta, Türkçe, Vatandaşlık ve Coğrafya sorularının yanıtlarının bulunduğu iddiası ile Ankara Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Parkta bulunan not kâğıdında soruların ‘’Beyaz Kalem Yayıncılık’’ şirketinin yayınladığı KPSS soruları ile büyük oranda örtüştüğü iddia ediliyor. Cumhuriyet Halk Partisinin, Cumhuriyet Savcılığına verdiği suç duyurusunda ayrıca ‘’soruların çalınması, sınava giren kimi adaylarla önceden paylaşılması ve sınavdaki hile iddialarına’’ ilişkin sorumluların cezalandırılması isteniyor. Peki, bu iddiaları kim değerlendirecek dersiniz? Ankara Cumhuriyet Savcılığı mı? Ankara Cumhuriyet Savcılığı suç duyurusu ile ilgili elbette bir soruşturma başlatacaktır. Ancak suç duyurusu ile ilgili dilekçe daha işleme girmeden siz kalkıp ta KPSS sınavlarının tertemiz olduğuna yönelik beyanda bulunursanız Ankara Cumhuriyet Savcılığı nasıl inceleme yapabilir? İhsası rey niteliğindeki olan bu beyan soruşturmanın içeriğini etkilemez mi? Açılacak soruşturmanın gizliliğine gölge düşürmez mi? Elbette bu beyan açık ve seçik yargıya müdahaledir. Başbakan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın da söylediği gibi yine yargıya müdahale etmiştir.

            Ö.S.Y.M Başkanı Ali Demir, ne bulunmaz Hint kumaşıymış da haberimiz yokmuş doğrusu. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde kurumların başında bulunan yöneticiler hakkında yolsuzluk, ihmalkârlık ve görevi kötüye kullanma gibi ciddi iddialar ortaya atılmışsa o yöneticiler istifa ederler. İstifa mekanizması zaten bu tür durumlar için vardır ve istifa mekanizmasının sağlıklı çalışması kurumları yozlaşmadan kurtulmasını olanak verir. Böylece o kurumlar toplum nazarında güvenini korumaya devam ederler. Toplumdaki bireylerin de aklında bir soru işareti kalmaz. Ancak AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana bizim ülkemizde bu anlayış terk edildi. Ö.S.Y.M ‘nin yapmış olduğu sınavların nerdeyse tümü kopya skandalı ile çalkalanırken Ö.S.Y.M Başkanı Ali Demir koltuğunda oturmaya devam edebiliyor. Ayrıca Ali Demir gündeme gelen bu iddialar karşısında rahatsız olmuşa da benzemiyor. Ali Demir gayet rahat bir şekilde yapılan KPSS sınavlarında soruların çalındığı savı ile ilgili iddiaların doğruyu yansıtmadığını söyleyebiliyor. İnsan ancak bu kadar rahat olabilir. İnsan ancak bu kadar vurdumduymaz olabilir. Şimdi düşünüyorum da eski Ö.S.Y.M Başkanı Ünal Yarımağan’a sanki haksızlık etmişiz. Hemen hemen her sınavın kopya iddiaları ile çalkalanmasına rağmen istifa etmeyi bile düşünmeyen Ali Demir’in Ünal Yarımağan’dan farkı nedir? Madem kopya skandalları yüzünden Ali Demir istifa etmeyecek ise Ünal Yarımağa neden istifa ettirildi? Her şeye rağmen Ünal Yarımağa’da koltuğunda oturmaya devam edemez miydi? Ünal Yarımağa’nın ne günahı vardı? Hem Ünal Yarımağa döneminde ortaya çıkan sınav rezaletleri Ali Demir döneminin yanında çantada keklik kalır.

Ö.S.Y.M,AKP iktidarı döneminde toplum nazarında maalesef itibar ve güveni tümüyle yok etmiştir. Sınavzedeler de her sınavdan sonra ortaya çıkan kopya skandalları yüzünden her ne kadar seslerini yükseltmiş olsalar da yetkililerin duyarsız kalmalarından dolayı bir sonuç alamamaktadırlar. Siyasi iktidarın toplumu bu tür konularda sindirmiş olması da sınavzedeler adına maalesef olumlu etki bırakmamaktadır.

Ö.S.Y.M Başkanı Ali Demir kimdir? Toplum nazarında Ö.S.Y.M ‘yi deyim yerindeyse yerin dibine sokmasına rağmen koltuğunu koruyabilmenin gücünü nerden almaktadır? Son dönemlerin en pişkin bürokratı olan Ali Demir nereye güvenmektedir? Biraz araştırdığımız zaman Ali Demir hakkında hiç de etik olmayan iddialara rastlıyoruz. Bunlardan birisi de Alman Peter Latzke’nin iddialarıdır. Peter Latzke’nin iddialarına göre Ali Demir doktora tezinin 40 eserinden 34’ünü kes-yapıştır yöntemiyle hazırlamış. Atalarımız ‘’balık baştan kokar’’ demişler ya işte Ali Demir’in durumu da budur. Kendisi kopya ile unvan alan Ö.S.Y.M Başkanından başka ne beklenebilirdi ki? İddiaya göre Demir’in bu hızlı ilerleyişinde o tarihte Milletvekili olan ağabeyi Kadir Demir’in de katkısı olmuş. Ö.S.Y.M Başkanı Ali demir 6 yıl içerisinde Makine Mühendisliği bölümünde doktora, Tekstil Teknolojisi Ana Bilin Dalı’nda doçent, Tekstil Bilimleri Ana Bilim Dalı’nda da profesör olma rekorunu kırmış. İddialara göre Ali Demir, kes-yapıştır yöntemi ile hazırlamış olduğu tezlerle de uzaktan yakından biç bir bilgisi de yokmuş. Bu nedenle Ali Demir’in hazırlamış olduğu tezlerle ilgili de ders dahi veremeyecek derecede bilgisiz olduğu iddia ediliyor. Ali Demir’in Üniversitelerde ‘’türbana özgürlük’’ bildirilerine imza atan bir bürokrat olduğu nu hatırlarsak bilmem daha fazla söze gerek var mı? Ne diyelim? Allah daha çok versin. Allah Ali Demir’in bir tuttuğunu bin altın etsin. 13.07.2012 Cuma

SAİT BALCI

549 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.