SANATSIZ KALMIŞ BİR KÜLTÜR BAKANI

Ne yazık ki sanatına sahip çıkamayan bir Kültür Bakanına sahibiz. Bu kültür Bakanı son dönemlerde öyle bir kişilik ortaya koyuyor ki yalaka ve yandaşlar yanında halt etmiş. AKP’lilerin bile sözüm ona bu Kültür Bakanının yerine olmak isteyeceklerini hiç sanmıyorum. Geçen dönem Başbakan’ın Kars’da bulunan heykeltıraş Mehmet Aksoy’a ait İnsanlık Anıtı için ‘’ucube’’demesinden sonra Kültür Bakanımız lafı evirip çevirip bir kolayını bularak Başbakan’ı temize çıkarmıştı. Doğrusunu söylemek gerekirse Kültür Bakanı Başbakan’ın emrinden hiç dışarı çıkmadı. Kültür Bakanı sanki Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türk Milleti yerine, Başbakan’a sadakat yemini etmiş. Başbakan’a gösterdiği sadakatin binde birini temsil ettiği sanat’a gösterememiş bir Kültür Bakanı’na sahibiz ne yazık ki. Sanat’ın ayaklar altına alındığı bugünlerde bile Kültür Bakanını sanat’a sahip çıkmasını beklemek herhalde olası değildir.

Kars’taki insanlık Anıtına Başbakan tarafından ‘’ucube ‘’denmesini içine sindiren bir Kültür Bakanından elbette halkına bir fayda gelmez. Hele hele genel seçimler öncesi gözden çıkarıldığı hissine kapılarak bakanlık personeli ile vedalaşan Kültür Bakanı, Başbakan tarafından yüksek sadakatten dolayı tekrar milletvekili yapılmışsa, o milletvekilinin kime hizmet edeceğini anlamak zor olmasa gerek. Başbakan tarafından, bütün ümitlerin solduğu bir dönemde tekrar hem Milletvekili hem de Bakan yapılırsa bunun altından kalkılabilir mi? Başbakan’ın bu fedakârlığına sadakat edilmez mi? Kültür Bakanımız da zaten böyle yapıyor. Bakanların içinde Başbakan’ı incitmeyen bir Bakan varsa o da Kültür Bakanı’dır dersek herhalde yanılmış olmayız. Öyle ya suya sabuna dokunmadan Başbakan’ın kanatları arasında Bakan olmak herkese nasip olmaz. AKP’de Bakanlık bekleyen onca partiliye rağmen onların içinden sıyrılıp bakanlık kapmak her yiğidin harcı değildir doğrusu. İki dönemdir bu işi başarabilen Kültür Bakanını ayakta alkışlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu işin bedelini de sanat’ın ayaklar altına alındığı bu dönemde sıcak terler dökerek sineye çekmek de ayrı bir beceri ve ayrı bir hüner doğrusu. Çok şükür Kültür Bakanımız bu hünerlerini çok üstün bir gayretle yerine getirmektedir.

Kültür Bakanımızın sanat’a olan acizliği, İstanbul Şehir Tiyatrosunun Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından özelleştirileceğini söylemesi ile doruk noktasına ulaştı. Kültür Bakanımızın sanat’ın katledilmesi karşısında neden hep sessiz kalmayı tercih ettiğini şimdi anlıyor musunuz? Kültür Bakanı salt sanat adına sessiz kalmayı tercih etmiyor. Kültür Bakanı, Başbakan’a alan sadakatinden dolayı sessiz kalmayı tercih ediyor. Yani Başbakan ile ters düşmek istemiyor. Belki yarından sonra bir defa daha seçilme adına ses çıkarmıyor. Aslına bakarsanız ben bu olanları Kültür Bakanının içine sindirebildiğine pek ihtimal vermiyorum ama Kültür Bakanı öbür taraftan da üzerindeki baskıdan kurtulamıyor. Kültür Bakanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile ters düşmek istemiyor. Başbakan ile ters düşmek istemiyor. Yani AKP ve cemaat ile ters düşmek istemiyor. Yani iki arada bir derede idare etmek istiyor. Eminim iktidarın sanat’a olan düşmanlığının bitmesi adına hemen hemen her gün dua ediyordur. Eminim gündemin sanat’tan uzak kalması adına dualar ediyordur. Yani kısacası Kültür Bakanımız her gün suya sabuna dokunmadan nasıl idare edebilirim diye çareler arıyordur. Yoksa koskoca Kültür Bakanı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na ‘’Tiyatroları özelleştiremezsin’’ diyemez miydi? Elbette diyebilirdi. Şehir Tiyatrolarına sahip çıkamaz mıydı? Elbette sahip çıkabilirdi. Ama bu sözü söylemek için yürek lazım. Bir taraftan Kültür Bakanı olacaksınız diğer taraftan da kültürünüze sahip çıkamayacaksınız. Yok, öyle bir şey! O halde geriye tek seçenek kalıyor. İstifa etmek. Peki, Kültür Bakanımızda istifa edecek yürek var mıdır? Hiç tereddütte yer yok. Kültür Bakanımızda istifa edecek yürek de yoktur.

Ben, Kültür Bakanımızın durumu geldiğimiz noktada çok vahim görüyorum. Kültür Bakanı, ya oturduğu makamın hakkını vermeli yani şehir tiyatrolarına sahip çıkmalı, ya da bir an evvel o koltuğu boşaltmalıdır. Yoksa bu Ülkede bir Kültür Bakanı olacak ama diğer taraftan şehir tiyatrolarının kapatılacak. Böyle bir anlayış bu Ülkenin kültür Bakanına hiç yakışmıyor. Böyle bir anlayış AKP iktidarına yakışabilir ama laik Cumhuriyetle yönetilen Ülkemize hiç yakışmıyor. 18.05.2012

519 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.