VİCDANİ RET BİR HAK MI YOKSA İHANET Mİ?

VİCDANİ RET NEDİR?

Vicdanı Ret, bireyin ahlaki tercihi ve dini inanç ya da politik nedenlerle askere gitmeyi ret etmesidir. Böyle bir hakkın anayasamızda yeri henüz yoktur. Ama çokbilmiş ve askerliğin bir vatani görev olduğunu maalesef daha kavrayamayan vekillerimiz var. Bu vekillerimiz bir nevi yurttaşlarımızı suç işlemeye davet etmektedirler. Hâlbuki bizleri meclis’te temsil etsinler diye seçtiğimiz vekillerimiz, şahsi görüşleri ve düşünceleri doğrultusunda açıklama yapmaktadırlar. Bu vekillerimiz, bağımsız seçilmiş olsaydılar şu an yaptıkları açıklamalar doğru olabilirdi. Ama bir siyasi partinin listesinden Milletvekili olarak seçildiğiniz zaman o siyasi partinin programını ilkelerini ve tüzüğünü kabul etmiş sayılırsınız. Seçildiğiniz siyasi partinin tüzüğünde ‘’Vicdani Ret’’ bir hak olarak yer almıyorsa o zaman siz hem yurttaşları suç işlemeye davet etmiş oluyorsunuz hem de üyesi bulunduğunuz siyasi partinin programına ilkelerine ve tüzüğüne muhalefet etmiş oluyorsunuz.

VİCDANİ RET’İN GEREKÇELERİ NELERDİR?
1-Bireyin emir almak ve vermek, itaat etmek ve hükmetmek istemeyişi,
2-Bireyin şiddet kullanmayı istemeyişi,
3-Bireyin savaşların yürütücüsü olan orduya hizmet etmek istememesi,
4-Bireyin dini inançları gerekçesi ile şiddeti içine sindirememesi,
5-Bireyin politik görüşleri nedeniyle orduya hizmet vermek istememesi.

Vicdani retçilerin gerekçelerine baktığımız zaman bir nebzede olsa haklılık payı elbette düşünülebilir. Ama Atatürk’ün söylediği gibi ‘’Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’’söylemini de yadsıyamayız. Hiç kimse savaşı elbette istemez. Toplumdaki her birey yaşadığı topraklarda özgürlük içinde yaşamayı ister. Yaşantıyı sevgi, kardeşlik ve barış üzerine kurmak ister. Bu hak yurttaşların en doğal tabii hakkıdır. Ama gelin görün ki Emperyalist Ülkeler mazlum milletlere bu hakkı tanımıyor. Mazlum Milletler her zaman Emperyalist Ülkelerin elinde oyuncak olmaktan bir adım dahi öteye gidemiyor. İşte yaşadığımız çağdaki gelişmelerde bunu kanıtlamıyor mu? Burnumuzun dibinde bulunan komşumuz Suriye’ye niçin savaş açıldı? Suriye’de bulunan muhaliflere askeri ve mali yardımlar niçin yapılıyor? Suriye’de muhaliflere baskı yapılıyorsa bunun çözümü Suriye’yi parçalamaktan geçmiyor. Çözüm demokrasi değil mi? Madem çözüm demokrasi ise Suriye’de ‘’Yeni Anayasanın’’ % 89,4 rekor oy ile kabul edilmesini nereye koyacağız.% 89,4 oranındaki oyu Suriyeliler kullanmadı mı? Suriye halkının bu iradesine saygı duymayacak mıyız? Yakında Suriye’de genel seçimler de yapılacak. İşte işin başından beri söylemek istediğim konuda bu. Suriye halkının savaşsız, sömürüsüz barış ve kardeşlik içinde yaşama hakkı elinden alınıyor. Yani Emperyalist Ülkeler Suriye’yi bölmek ve parçalamak istiyorlar. Şimdi bu noktada Suriyeli yurttaşların vatanlarına sahip çıkmak adına bir ödevleri varken ‘’Vicdani Ret’’ haklarını kullanmaları düşünülebilir mi? Aynı şekilde kurtuluş savaşlarında da bizim Mehmetçikler ‘’Vicdani Ret hakkımız var’’ diyebilirler miydi? Vatan elden giderken böyle bir hakkı kullanmak ve savunmak hangi mantığa uyar? Şimdi bizim memleketimizin halinin de kurtuluş savaşlarının yapıldığı dönemlerden bir farkı kaldı mı? Kurtuluş savaşlarında düşman ile kıyasıya dövüşen Mehmetçiklerimizin aklından ‘’Vicdani Ret’’ geçmiş midir? ‘’Vicdani Ret’ti’ kendine bir hak olarak gören yurttaşlarımızın kurtuluş savaşlarında cepheye silah taşıyan analarımız ve bacılarımızın mücadelesinden utanırlar mı acaba? Şimdi her şeye rağmen Mehmetçiklerin de ‘’Vicdani Ret’’ hakkı kullanmaları doğru olur mu?

YURTTAŞ’IN DEVLET’E KARŞI GÖREVLERİ NELERDİR?
1-Seçme ve seçilme hakkı
2-Kanunlara uyma görevi
3-Vergi ödeme sorumluluğu
4-Vatani görev borcu

Bir yurttaş olarak, doğduğumuz ayağımızı bastığımız havasını kokladığımız Memleketimize bir borcumuzun olmasından başka daha doğal bir durum yoktur. Her yurttaş hangi Memleketin vatandaşı ise o Memlekete karşı sorumluluklarını ve ödevlerini yerine getirmekle mükelleftir. Ayrıca bu durum sadece bizim Ülkeye mahsus bir durum da değildir. Yeryüzünde bulunan tüm ulusların vatandaşlarının devlete karşı sorumlulukları ve ödevleri vardır. Devlet’in de yurttaşına karşı sorumlulukları vardır. İsterseniz gelin şimdi de devletin yurttaşına olan sorumluluklarına bir bakalım.

DEVLETİN YURTTAŞLARA KARŞI GÖREVLERİ NELERDİR?
1-Yurttaşların can ve mal güvenliğini sağlamak
2-Yurttaşın eğitim, sağlık ve sosyal haklarını temin etmek
3-Yurttaşların huzur ve mutluluğunu sağlamak ve temin etmek
4-Yurttaşların yaşamını idame ettirebilmesi için iş olanakları sağlamak

Devletin de vatandaşların bu haklarını sağlamak ve temin etmek gibi görevi bulunmaktadır. Gelişmiş Ülkeler bu haklar ile vatandaşlarının geleceklerini güvence altına almışlardır. Bizim gibi gelişmekte olan Ülkelerde ise maalesef Devletler yurttaşlarının geleceklerini güvence altına alamamışlardır. Buradaki sorun ise Devleti yönetenlerin kendi gelecekleri uğruna emperyalist devletlerin çıkarlarını halkın çıkarlarının üzerinde tutmalarından kaynaklanmaktadır. Suriye’de de muhaliflerin gerçek hedefleri de burada yatmaktadır. Suriye’ye yaşatılmak istenen Arap Baharının gerçek nedeni ise Devlet Başkanı Beşar Esat’ın petrol zenginliğini Emperyalist Ülkeler ile paylaşmak istememesidir. Aynı durum Libya’da da yaşanmıştır. Şimdi Libya’da demokrasi var denilebilir mi? Keza aynı şekilde Tunus’sa ve Mısır’a gelen Arap Baharından sonra demokrasinin varlığından söz edilebilir mi? Bizim Ülkede olduğu gibi Emperyalist Ülkeler tarafından sömürülen Ülkelerde bugün devlet yurttaşına olan görevini yerine getirememektedir.

VİCDANİ RET HANGİ ÜLKELERDE UYGULANMAKTADIR?
1-Almanya: Almanya’da vicdani ret bir hak olarak vatandaşa tanınmıştır. Fakat Almanya bugün bir süper güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Almanya’da yurttaşların geleceği de güvence altındadır. Aynı zamanda Almanya’da bugün ekonomi sağlam temellere de dayandırılmıştır. Bu yüzden Almanya’da kısa zamanda bir savaş çıkma olasılığı yoktur. Terör faaliyetleri hemen hemen yok denilecek kadar azdır. Bu yüzden Alman yurttaşlara vicdani ret hakkı tanınmıştır. Almanya’daki bu durum Ülke geleceğinde de bir sıkıntıya sokmamaktadır.

2-İsviçre: İsviçre’de 17 1992 yılından beri İsviçre Anayasasında sivil hizmet hakkı bulunmaktadır. Fakat bu hak yasalaşmadığı için vicdani retçiler Askeri Mahkemelerde mücadele vermektedirler.

3-Hollanda: Hollanda’da bu hak yasal olarak kullanılmaktadır.

4-Belçika: Belçika’da vicdani ret yasal olarak tanınmaktadır.

5-İspanya: İspanya’da 1989’da sayıları 20.000’ni bulan vicdani retçiler yüzünden devlet vicdani ret yasası ile birlikte bir de af çıkarmıştır.

6-Norveç: Norveç’te 1965 den bu yana vicdani ret yasası yürürlüktedir.

Görüldüğü üzere ‘’Vicdani Ret’’ yasası gelişmiş Ülkelerde uzun zamandan beri uygulanmaktadır. Gelişmiş olan bu Ülkelerde terörist eylemler ve Ülkelerin savaş tehlikesi de görünmemektedir. Bu ülkelerin ekonomileri de sağlam olduğu için pekâlâ profesyonel ordu için kaynak aktarmada herhangi bir sıkıntı yaşamamaktadırlar Bizim gibi gelişmemiş Ülkelerde ise maaşlı profesyonel bir ordu yaratmak öyle kolay ve basit bir olay değildir.

VİCDANİ RET’E GENELKURMAYIN BAKIŞI
Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Habertürk Televizyonu’na yaptığı açıklamada ‘’ Bu konuda talepler her ne kadar bireysel özgürlükler kapsamında masum bir istek olarak değerlendirilmekle birlikte, halkımızın askerlik sistemine bakışı, TSK erbaş ve er ihtiyaçlarının karşılanmasına olabilecek olumsuz etkisi bugün için terör örgütünün istismarına açık olması ve yükümlü askerlik sistemini zedeleyecek olması nedenleriyle bölgemizde ve dünyadaki güvenlik ortamı göz önünde bulundurularak bu koşullar değişmedikçe TSK olarak vicdani ret uygulamasına olumlu bakmıyorum.’’ diyor. Genel Kurmay Başkanı da Ülkemizin bulunduğu coğrafyada şu an için bu yasanın uygulanabilirliğinin olmadığını görüyor ve söylüyor. Beni bu tabloda, bu yasanın Ülkemizde uygulanıp uygulanamayacağını Meclise gönderdiğimiz Milletvekillerinin görememiş olması derinden endişelendiriyor. Bu konuya değinmeme de bu endişeler neden olmuştur.

Siyasi İktidar kanatlarının bile henüz tam iradelerini ortaya koyamadığı bu günlerde ‘’Vicdani Ret ‘’ konusunun ülkenin gerçek gündemi değildir. Milletvekillerinin akıllarını başlarına alması gerekiyor. Bu konu, vatandaşların ne karnını doyurur ne de geleceklerini güvence altına alır. Memleketimizin gündeminde şu an uzun tutukluluk süreleri ile ilgili hukukun ayaklar altına alındığı konular vardır. Ülkenin gündeminde işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk vardır. Ülkenin gündeminde komşumuz Suriye’ye dış müdahale vardır. Devlet’in asli görevi ‘’Vicdani Ret’i’’ savunmak ve hayata geçirmek değil, öncelikle yurttaşların kanunla belirlenmiş sosyal haklarına saygı göstermektir.16.04.2012

SAİT BALCI

387 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.