NEVRUZ GERGİNLİĞİ

 Nevruz kutlamaları ile ilgili senaryo hep aynı. Yöre halkı kendine has yöntemlerle Nevruzu kutlamak istiyor, fakat sanatı terörist faaliyetler olarak algılayan İçişleri Bakanımız İdris Naim Şahin izin vermiyor. Neden izin vermiyor? Bilen varsa bana da söylesin. Sanırım eski alışkanlıklar aynen devam ediyor. Korkarım aynı irade büyük bir ihtimalle 1 Mayıs günü de ortaya çıkacak. Verin izni ne olacak? Neden korkuyorsunuz? Neden çekiniyorsunuz? Eğer izin verilirse meydanı teröristler mi saracak? Siz izin vermediğiniz için zaten meydan savaş alanına dönmedi mi? Ortalık toz duman olmadı mı? Yahu, yöre halkı Nevruzu kutlamak istiyor mu? Evet. Ver izni. Ne zaman kutlamak isterlerse o zaman kutlasınlar canım. Siz çevrede de güvenlik önlemlerini alın. Eğer kutlamalara izin vermiş olsaydınız şimdi bu kadar patırtı ve gürültü kopar mıydı? İzin verilmesine rağmen yine de kutlama töreni içinde aşırılıklar olmaz mıydı? Elbette olurdu. Zaten hiçbir gösteri sessiz sedasız dört dörtlük olmaz ki. Muhakkak kutlamaları dün olduğu gibi bugünde yine baltalamak isteyen gruplar çıkacaktır. Taşkınlık çıkacak diye de izin vermemek olur mu? Her şeyden evvel kutlamalara verilen yasallık insanların aşırı tepkisini bastırır, kutlamaların sağlıklı ve coşkulu geçmesine katkıda bulunur.

            Yaşadığımız dönemde insanlar zaten sıkıntılı. İnsanlar güç koşullar içinde geçimini sürdürüyor. İnsanların geleceği Avrupalı Ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde garanti değil. İşsizlik almış başını gidiyor. Özel sektörde çalışanların iş garantileri yok. Memur işçi zor koşullarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Bugün ekmek varsa yarın belki yok. Parasızlık yüzünden insanlar güç kanat geçiniyorlar. İnsanlar çocuklarını okutmakta güçlük çekiyorlar. Bu durum ülkenin her bir yerinde de geçerli. Akdeniz, Ege, Marmara biraz da Karadeniz de yaşam koşulları Anadolu’ya oranla belki bir nevi daha iyi. Ama bir Doğu Anadolu, Bir Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu da tabiri caizse, ekmek aslanın ağzında. İşte bu güç koşullar içinde yaşamaya çalışan Anadolu insanı zaten maça otomatikman doğuştan bir sıfır mağlup başlıyor. Hal böyle olunca da yöre insanları kendilerini ikinci sınıf vatandaşmış gibi algılıyor. Buradan tekrar Nevruz kutlamalarına geliyorum. İşte yöre halkının coşkuyla kutlayabileceği bir Nevruz Bayramı var. Onu da siz baltaladınız mı tamam. Coşku ve şenlik içinde kutlanacak bayram tam bir kargaşaya dönüşüyor. Sonra meydanlarda, sokaklarda kovalamaca başlıyor. Ortalık tam bir savaş alanı sanki. Kutlamayı ısrarla sürdürmek isteyen gruplara çiçek verileceğine su ve biber gazı veriliyor. Yazık değil mi yöre insanlarına yapılan bu işkenceye. İki de bir ‘’Demokratik Açılım’’ diyorsunuz. Bırakın siz demokratik açılımı. Öncelikle yurttaşınızın, vatandaşınızın bayramına sahip çıkın yeter. Bayramlarını coşku ve şenlik içinde kutlamaları için izin verin.

İçişleri Bakanlığı Nevruz’un 21 Mart tarihinde kutlanmasını istiyormuş. Bu yönde de genelge yayınlamış. Yahu vatandaş Nevruz’unu ne zaman kutlamak isterse o zaman kutlar. Size ne? İsterlerse Nisan ayında kutlarlar, isterlerse Mayıs ayında kutlarlar. Siz mi tayin edeceksiniz Nevruz kutlamaların tarihini? Nevruzun 21 Mart’tan önce kutlanması yasak mıdır? Kusura bakmayın ama vatandaşın bayramına bu kadar karışmak da fazla oluyor. Oldu olacak bari kutlamaların yerini, saatini kutlamalarda hangi gösterilerin yapılacağını, kimlerin kutlamalara katılabileceğini de tayin edin de olsun bitsin bari.

İçişleri Bakanı’na aklını başına almasını tavsiye ediyorum. Vatandaşları rahat bırakmalarını tavsiye ediyorum. Vatandaşların bayramını zehir etmemelerini salık veriyorum. Kutlamaların tarihini belirleme yerine kendilerinin de kutlamalara katılıp yöre halkı ile birlikte halay çekmelerini öneriyorum. Yöre halkının ekonomik sıkıntılarını paylaşmalarını tavsiye ediyorum. Sorun çıkarma yerine sorunları çözme konumunda olmalarını tavsiye ediyorum. İki de bir ‘’Demokratik Açılım ‘’ adı altında yöre insanlarının manevi duyguları ile alay edeceklerine yörenin yaşam koşullarını iyileştirme konumunda olmalarını diliyorum. Yöre halkını aşiret reislerinden kurtarmalarını tavsiye ediyorum. İşverenleri bu yörelerde iş istihdamı yaratmaları yönünde teşvik etmelerini tavsiye ediyorum. Kısacası Devletin, yurttaşının haklarına saygı göstermesini istiyorum.

23.03.2012

382 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.