CIA BAŞKANI PETRAEUS NEDEN GELDİ?

Geçen hafta CIA Başkanı David Petraeus Ülkemizi ziyaret etti. Malum bu aralar misafir ağırlama dönemimiz. Misafir ağırlamayı pek sevdiğimiz için pek çok üst düzey yetkili Ülkemizi ziyaret ediyorlar. İnsanlar zaten sevdiklerini ziyaret ederler. Demek ki Amerikalı dostlarımız bizi çok seviyorlar. Eskiden bu denli sevmezlerdi. Çok şükür AKP sayesinde kendimizi sevdirmesini bildik. Komşularımızla aramız açık, ama olsun Amerika bizi seviyor ya bu bize yeter. Atalarımız ‘’Ev alma komşu al ‘’ demişler ama olsun biz hem ev alırız hem de komşu. Komşuların biri gider öteki gelir olur biter. Yani her yol Ankara.

            CIA Başkanının, Uludere Katliamı ile ilgili istihbarat zafiyetini gözden geçirmeye gelmiş olabileceğini düşünmüyorum. Katliam dediğin nedir ki zaten. Oldu geçti bitti bile. Bir ara tazminat gündeme geldi. Köylüler, katliamın sorumlularının bulunmasını istedikleri için tazminatı kabul etmediler. Siyasi İktidar tazminatla olayı kapatıveririm dedi ama olmadı. Yine bir ara savcılık soruşturma başlattı ama son durum nedir bilmiyorum. Bu katliam da sürüncemede kaldı. Ne ilgilenen kaldı nede olayın üzerine giden. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, istihbarat ile ilgili bilginin kimden geldiğini Başbakan’a sordu ama yanıt alamadı. Memleketin koskoca Başbakan’ı maalesef istihbaratın nerden geldiğini açıklayamadı. Doğrusu, Ülkenin Başbakan’ının bu denli zorda kalmasına insanın üzülesi geliyor.

Neyse efendim biz kaldığımız yerden devam edelim. CIA Başkanı’nın Ülkemize neden geldiğini araştırıyorduk. CIA Başkanı, Stratfor Araştırma Şirketinin Ülkemizden Amerika’nın çıkarları adına topladığı bilgilerin Wikileaks tarafından sızdırılmasının yarattığı rahatsızlıktan dolayı gelmiş olabileceğini de sanmıyorum. Çünkü o dönemi de çok şükür kazasız belasız atlattık. Yani yandaş medya sayesinde o sıkıntılar da bitti çok şükür. İktidara fazla toz kondurmadan olayı kapattık. Zaten Wikileaks’de yer alan sızıntılarının Ülkemizde yayın hakkını, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar yönetimindeki AKP İktidarına destek amacıyla yayın hayatına başlayan Taraf Gazetesi almıştı. Taraf Gazetesi de Wikileaks’de yer alan Ülkemiz ile ilgili yazışmaları bir güzel iktidar lehine ayıklamış. Yani o kadar yazışmanın içinden AKP İktidarını öven bilgileri Wikileaks yazışmaları diye kamuoyuna yutturmuş. Zaten Taraf Gazetesinden de başka ne beklenirdi ki? Bu yüzden Taraf Gazetesini tebrik ediyorum. Eğer siz Wikileaks’da hangi bilgi ve belgelerin yer aldığını öğrenmek istiyorsanız Oda Tv davasından yargılanan Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu’nun birlikte çıkardıkları ‘’Sızıntı’’ adlı kitabı okumanızı öneririm. Wikileaks belgeleri bu kitapta detayları ile birlikte yer alıyor. Ben buradan Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu’nu Oda Tv davasından tutuklu olmalarına rağmen kitabı tamamlayarak bizlere sundukları için tebrik ediyorum.

Kusura bakmayın ama konu konuyu açıyor. Ben tekrar konumuza geri dönüyorum. Evet, CIA Başkanı dostumuz David Petraeus, olsa olsa Suriye için gelmiştir diyorum. Bu kadar yol Suriye için değer doğrusu. Meydan geniş. Petrol, silah, yeni inşaat alanları daha ne olsun. Ortadoğu projesinin tamamlanmasına şunun şurasında da ne kaldı ki? Dostumuz Petraeus, yeniden ipleri eline alan Esat’a karşı geliştirilecek yeni taktikleri görüşmek için gelmiştir mutlaka. Esat, Amerika Birleşik Devletlerine karşı Rusya ile Çin’in tepki vermesinden dolayı epey rahatlamıştı. Bu yüzden Esat, isyancıların eline geçen yerleri de tekrar geri aldı. Ülkenin bütün yerlerinde kontrolü tekrar sağladı. İsyancıların komutanı Baba Amr, her ne kadar ellerinde bulunan yerleşim yerlerini kaybetmesini ‘’taktik amaçlı geri çekilme ‘’olarak nitelese de sonuç itibariyle Esat’dan tokat yediği açıkça belli oluyor. Baba Amr’nin bu durumda Esat’a karşı savaşacak bir gücü kalmamıştı. Baba Amr’in basına yansıyan demeçlerinden vatanına yardımsız daha fazla ihanet edemeyeceği anlaşılıyor. Bu durum tabi ki Amerikalı dostlarımızın vicdanını sızlattı. Hani bizimde vicdanımız sızlamadı desek yalan olur. Sıfır sorun politikasının hayata geçmesi için Esat bir an evvel gitmeliydi. Esat’ ın konumunu Rusya ve Çin sayesinde güçlendirmesi planları alt üst ediyordu. Ortadoğu’nun Suriye ayağı artık tamamlanmalıydı. İş uzadıkça güçleşiyordu. İşte dostumuz CIA Başkanı David Petraeus bu yüzden gelmiştir. Güçleşen Suriye planını tekrar gözden geçirmek ve hareketlendirmek için gelmiştir.

Suriye’nin parçalanmasını öngören planın devreye girmesi için sanıyorum önümüzde ki günlerde yeni adımlar atılacak. Bir zamanlar Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun ‘’komşularımızla sıfır sorun’’ politikası yavaş yavaş devreye giriyor. Biz o zamanlar Dışişleri Bakan’ımızı maalesef yanlış anlamışız. Meğerse Dışişleri Bakanımız o zamanlar, komşularımızın Amerikalı dostlarımızın lehine dizayn edilmesi amacıyla sıfır sorun demek istemiş. İlk olarak Irak dizayn oldu.Sırada Suriye var.Yarından sonra ise sıra İran’a gelecek.Yeniden yazımın başına dönecek olursam biz şimdilik gurbetteki dostumuz için komşularımızı sıfır sorun politikasına çekiyoruz. Bu durumda sıra bize gelene kadar kaybedecek herhangi bir şeyimiz yok. Biliyorsunuz meşhur bir ‘’sarı öküz’’ hikayesi vardır.Bu hikayeden şimdilik bir ders çıkarabilmemiz zor görünüyor.Bu hikayeden dersi maalesef dizayn sırası bize geldiği zaman hatırlayacağız.O zaman iş işten geçmiş olacak belki ama başka türlü bu hikaye de hatırlanmaz ki.19.03.2012

483 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.